Burun Estetiği

Burun Estetiği Ameliyatı

Burun yüzde en çok dikkat çeken ve yüze üç boyutlu bir görünüm katan; hem fonksiyonel anlamda hem de estetik açıdan kişinin yaşam kalitesini derinden etkileyen bir unsurdur. Burun, yüzün yapısıyla uyumsuzluk içinde olduğunda veya nefes alma işlevini yerine getirmediğinde, bu durum kişinin psikolojisini ve sosyal yaşamını etkileyebilir. Böyle bir durumda burun estetiği başvurulabilecek en kesin çözümdür.

Burun estetiği ameliyatı (rinoplasti), burnu işlevsel ve estetik açıdan geliştirmek amacıyla gerçekleştirilir. Tüm dünyada sıkça uygulanan ve düşük riskli ameliyat grubunda yer alan bu işlem, uzman plastik cerrahlar tarafından gerçekleştirilir.

Burun estetiği öncesinde, hasta beklentilerini açıklamalı, doktor ise bu beklentilerin ne kadar gerçekçi olduğunu değerlendirmelidir. Doktor, hastanın istek ve ihtiyaçlarını dikkate alarak burun ve kıkırdak yapısını, yüz şeklini, cilt yapısını değerlendirip iyi bir planlama ile operasyona başlayacaktır.

BestAwarded

İdeal burun nasıl olmalıdır?

İdeal burun; yüze uyumlu ve orantılı, simetrik, doğal görünümlü ve doğru nefes almaya elverişli olmalıdır. Ancak ideal burun anlayışı kişiden kişiye ve coğrafyaya göre değişim gösterebilir. Burun sırtı, burun ucu, burun kanatları ve burun delikleri gibi bütünü oluşturan yapılarının birbiriyle uyum içinde olması ve yüz tipine uygun bir görünüm sağlaması gerekir. Rinoplasti ameliyatları da bu uyumu yakalamayı ve doğal bir burun elde etmeyi hedefler.

Burun estetiği hangi durumlarda uygulanır?

  • Kişi burun şeklinden memnun değil ise,
  • Estetik problemler dışında nefes almada zorluklar yaşanıyor ise,
  • Burun yüz şekline uymuyor, orantılı bir görünüm sergilemiyorsa,
  • Çok fazla eğik veya geniş burun kemeri görsel açıdan sıkıntı yaratıyorsa,
  • Doğuştan gelen veya sonradan (travma veya kaza sonucu) oluşan problemler söz konusu ise, burun estetiği uygulanabilir.

Burun estetiği ameliyatı en çok şekil bozukluklarını ve nefes alma problemlerini ortadan kaldırmak için gerçekleştirilir. Şekil bozuklukları genellikle doğuştan gelen genetik kodlar nedeniyle ortaya çıkar. Ancak kimi zaman travmaya bağlı olarak gelişen şekil bozuklukları da söz konusu olur.

Yakından bakalım:

Doğuştan gelen sorunlar: Genetik sebeplere bağlı olarak burun estetik ve fonksiyonel açıdan sorunlu olabilir.  Genellikle aileden kaynaklı olan bu sorunlarda kişi genel güzellik anlayışına bağlı olarak burun şeklini değiştirmek isteyebilir. Bu tip durumlarda, burun estetiği kalıcı ve ulaşılabilir bir çözüm olarak ortaya çıkar.

Travma nedeniyle oluşan sorunlar: Travmalar burun şeklinin sonradan bozulmasına neden olabilir. Özellikle çocukluk çağında meydana gelen düşme ve çarpmalar burun kemiğine zarar vererek burnun gelişimini kötü yönde etkileyebilir. Zamanında müdahale edilmeyen burun kemiğindeki bozulmalar şekil bozukluğuna ve nefes almada güçlüğe neden olabilir. Yetişkinlik döneminde ise özellikle savunma sporlarıyla ilgilenen kişiler çeşitli nasal sorunlarla karşılaşabilir. Çok sık görülmemekle birlikte burun tümörü ve bu tümörün alınması için yapılan ameliyatlar da burun şeklinde bozulmalara neden olabilir.

Hastanın beklentisi: Burun estetiği operasyonu öncesinde doktor ve hastanın sağlıklı bir iletişim kurması önemlidir. Hasta beklentilerini doktoru ile paylaşmalı, doktor da olası sonuçlar ile ilgili olarak hastayı bilgilendirmelidir.

Tıbbi geçmiş: Beklentiler ve olası sonuçların haricinde, hastanın tıbbi geçmişinin bilinmesi önemlidir. Var ise hastanın kullandığı ilaçlar ve muzdarip olduğu kronik rahatsızlar doktor tarafından eksiksiz olarak bilinmelidir. Bu bilgiler, tedavinin planlandığı durumda belirleyici olacaktır.

Muayene: Ameliyat öncesinde çeşitli laboratuvar testleri yapılarak operasyon sırasında ortaya çıkabilecek her türlü olumsuzluğun önüne geçilir.

Bunun ardından, doktor detaylı bir fiziksel muayene gerçekleştirerek, hastaya ameliyat ile ilgili son hatırlatmaları yapar.

Fotoğraflar: Genel olarak operasyon öncesinde ve sonrasında hastanın çeşitli açılardan fotoğrafları çekilir. Böylece ameliyatın ertesinde, burnun öncesi ve sonrası görünümü karşılaştırılabilir.

Beslenme ve ilaçlar: Ameliyattan yaklaşık iki hafta önce kanama riskini artıracağı için aspirin ve ibuprofen içeren ilaçların kullanımı sonlandırılmalıdır.

Ayrıca, operasyondan yaklaşık 2 hafta öncesi sigarayı bırakmak gerekir. Sigara kullanımı iyileşmeyi geciktiririken aynı zamanda enfeksiyon riskini artırır.

Genel anestezi ile gerçekleştirilen burun estetiği ameliyatı yaklaşık olarak 1-3 saat sürmektedir. Bazı durumlarda bu süre biraz daha uzayabilmektedir. Burun estetiğinde, açık ve kapalı olmak üzere iki farklı teknik cerrahi uygulanmaktadır.

Açık Rinoplasti: Burun deliklerinin ortasında kalan kısımda küçük bir kesi açılarak gerçekleştirilir.  Operasyon sırasında burun derisi iyi yana açılır ve geniş bir operasyon alanı sağlanır. Burnun yoğun bir biçimde düzeltilmesi gerekiyor ise, açık rinoplasti en uygun tekniktir. Bu teknik ayrıca, ikincil burun estetiği operasyonlarında da sıklıkla kullanılmaktadır.

Kapalı Rinoplasti: Kesiler burun deliklerinin içinden yapılır. Bu teknikle gerçekleştirilen operasyonlarda cerrahi görüş alanı kısıtlı olmakla birlikte dışarıdan görülebilen bir dikiş izi kalma ihtimali bulunmamaktadır. Ayrıca açık rinoplasti yöntemine göre iyileşme evresi daha çabuk tamamlanır; morluk ve ödem gibi semptomlara ise az rastlanır.

Burun estetiği ameliyatı en çok şekil bozukluklarını ve nefes alma problemlerini ortadan kaldırmak için gerçekleştirilir. Şekil bozuklukları genellikle doğuştan gelen genetik kodlar nedeniyle ortaya çıkar. Ancak kimi zaman travmaya bağlı olarak gelişen şekil bozuklukları da söz konusu olur.

Yakından bakalım:

Doğuştan gelen sorunlar: Genetik sebeplere bağlı olarak burun estetik ve fonksiyonel açıdan sorunlu olabilir.  Genellikle aileden kaynaklı olan bu sorunlarda kişi genel güzellik anlayışına bağlı olarak burun şeklini değiştirmek isteyebilir. Bu tip durumlarda, burun estetiği kalıcı ve ulaşılabilir bir çözüm olarak ortaya çıkar.

Travma nedeniyle oluşan sorunlar: Travmalar burun şeklinin sonradan bozulmasına neden olabilir. Özellikle çocukluk çağında meydana gelen düşme ve çarpmalar burun kemiğine zarar vererek burnun gelişimini kötü yönde etkileyebilir. Zamanında müdahale edilmeyen burun kemiğindeki bozulmalar şekil bozukluğuna ve nefes almada güçlüğe neden olabilir. Yetişkinlik döneminde ise özellikle savunma sporlarıyla ilgilenen kişiler çeşitli nasal sorunlarla karşılaşabilir. Çok sık görülmemekle birlikte burun tümörü ve bu tümörün alınması için yapılan ameliyatlar da burun şeklinde bozulmalara neden olabilir.

Hastanın beklentisi: Burun estetiği operasyonu öncesinde doktor ve hastanın sağlıklı bir iletişim kurması önemlidir. Hasta beklentilerini doktoru ile paylaşmalı, doktor da olası sonuçlar ile ilgili olarak hastayı bilgilendirmelidir.

Tıbbi geçmiş: Beklentiler ve olası sonuçların haricinde, hastanın tıbbi geçmişinin bilinmesi önemlidir. Var ise hastanın kullandığı ilaçlar ve muzdarip olduğu kronik rahatsızlar doktor tarafından eksiksiz olarak bilinmelidir. Bu bilgiler, tedavinin planlandığı durumda belirleyici olacaktır.

Muayene: Ameliyat öncesinde çeşitli laboratuvar testleri yapılarak operasyon sırasında ortaya çıkabilecek her türlü olumsuzluğun önüne geçilir.

Bunun ardından, doktor detaylı bir fiziksel muayene gerçekleştirerek, hastaya ameliyat ile ilgili son hatırlatmaları yapar.

Fotoğraflar: Genel olarak operasyon öncesinde ve sonrasında hastanın çeşitli açılardan fotoğrafları çekilir. Böylece ameliyatın ertesinde, burnun öncesi ve sonrası görünümü karşılaştırılabilir.

Beslenme ve ilaçlar: Ameliyattan yaklaşık iki hafta önce kanama riskini artıracağı için aspirin ve ibuprofen içeren ilaçların kullanımı sonlandırılmalıdır.

Ayrıca, operasyondan yaklaşık 2 hafta öncesi sigarayı bırakmak gerekir. Sigara kullanımı iyileşmeyi geciktiririken aynı zamanda enfeksiyon riskini artırır.

Genel anestezi ile gerçekleştirilen burun estetiği ameliyatı yaklaşık olarak 1-3 saat sürmektedir. Bazı durumlarda bu süre biraz daha uzayabilmektedir. Burun estetiğinde, açık ve kapalı olmak üzere iki farklı teknik cerrahi uygulanmaktadır.

Açık Rinoplasti: Burun deliklerinin ortasında kalan kısımda küçük bir kesi açılarak gerçekleştirilir.  Operasyon sırasında burun derisi iyi yana açılır ve geniş bir operasyon alanı sağlanır. Burnun yoğun bir biçimde düzeltilmesi gerekiyor ise, açık rinoplasti en uygun tekniktir. Bu teknik ayrıca, ikincil burun estetiği operasyonlarında da sıklıkla kullanılmaktadır.

Kapalı Rinoplasti: Kesiler burun deliklerinin içinden yapılır. Bu teknikle gerçekleştirilen operasyonlarda cerrahi görüş alanı kısıtlı olmakla birlikte dışarıdan görülebilen bir dikiş izi kalma ihtimali bulunmamaktadır. Ayrıca açık rinoplasti yöntemine göre iyileşme evresi daha çabuk tamamlanır; morluk ve ödem gibi semptomlara ise az rastlanır.

Hastalarımız hakkımızda neler söylüyor?

Hastalarımızdan gelen değerli yorumları sizinle paylaşıyoruz.

Septum Deviasyonu Ameliyatı

Burun deliklerinin orta hattında bulunan, kemik ve kıkırdaktan meydana gelmiş yapı septum olarak isimlendirilir. Septumun eğri olması (deviasyonu) başta nasal problemler olmak üzere, görünümü ve işlevselliği doğrudan etkiler. Bu sorunları ortadan kaldırmak için septoplasti adlı operasyon gerçekleştirilir.

Septum deviasyonunun belirtileri arasında; solunumda güçlük, burunda tıkanıklık, akıntı, sinüzit, burun kanamaları, yüz ve baş ağrısı, geniz akıntısı ve ağız kuruluğu bulunur. Tüm bu belirtiler yaşam konforunu olumsuz olarak etkiler.

Septoplasti, hastanın ihtiyacına göre lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilir. Burnun içinden septumun bir yüzüne kesi yapılarak tıkanıklığa neden olan kısım çıkarılır veya düzeltilir. Ameliyat ertesinde, tampon kullanılmaz ve burunda dışarıdan fark edilebilecek bir değişim olmaz.

Septum Deviasyonu Ameliyatı Sonrası

Septoplasti’den sonra şişlik ve ağrı oluşumu görülebilir. Bu belirtiler birkaç hafta içerisinde ortadan kalkacaktır.  İlk günlerde az miktarda kanlı burun akıntısı meydana gelebilir; bu akıntı zamanla sarı pembe bir renge dönüşür.

Operasyondan sonra burunda iyileşme oldukça burun içinde kabuklanma gerçekleşebilir ve bu durum 3-6 hafta sürer. Bu süreçte hastanın dikkat etmesi gereken hususlar şöyledir:

  • Burun her türlü darbeden korunmalı ve hareket ettirilmemeli,
  • Şişkinliği ve ağrıyı azaltmak amacıyla burun üzerine soğuk kompres yapılmalı,
  • Sümkürmemeye ve hapşırığı tutmamaya özen gösterilmeli,
  • Orta ve ağır düzey sporlar yapılmamalı,
  • Çok sıcak suyla banyo yapılmamalı,
  • Şişlikleri ve dolgunluk hissini azaltmak için kafa kalp hizasından 30 derece yukarıda tutulmalı,
  • Doktorun reçete ettiği ağrı kesiciler dışında herhangi bir ilaç kullanılmamalıdır.

Burun Ucu Estetiği (Tipplasti)

Burun Ucu Estetiği (Tipplasti), burun şeklinde bir sorun bulunmayan fakat burun ucuyla ilgili problem yaşayan kişilere uygulanır. Bu işlemle, kemiğe ve septuma dokunmadan yalnızca burun ucundaki sorunlar giderilir. Operasyonda, gerekli kıkırdak ilavesi yapılarak kesi yeri dikişle kapatılır. Rinoplastide olduğu gibi burun ucu estetiğinde de kişi doktoruna beklentilerini ve endişelerini belirtmeli, operasyon öncesinde ve sonrasında her aşama değerlendirilmelidir.

Tipplasti, rinoplastiye göre daha kısa süren bir işlemdir. Ameliyat, duruma göre genel veya lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve 30-60 dakika sürer. Tampon kullanılmadan gerçekleştirilen operasyonda ihtiyaç duyulursa nefes almayı sağlamak amacıyla delikli silikon tamponlar kullanılabilir. Ameliyat sonrasında burun üzerine özel bantlar yapıştırılır. Operasyon sonrası morluk ve şişlik oluşumu nadir; iyileşme süresi ise kısadır. Böylece kısa süre içerisinde günlük hayata dönülebilir.

Burun Ucu Estetiği Kimlere Uygulanır?

Tipplasti, kişinin isteğine bağlı olarak uygulanan bir estetik operasyondur. Burun ucunun aşırı sivri, geniş veya küt olmasından şikayetçi olan kişilere beklentileri doğrultusunda estetik bir görünüm vermek amacıyla gerçekleştirilir.

Burun ucundaki deformasyonlar genellikle travmalar sebebiyle oluşur.  Çeşitli kazalar burundaki kıkırdak yapıya zarar vererek burun desteğinde kayıplar yaratabilir. Bu durumda burun ucu aşağı düşer. Böyle bir durumda burun desteğini yeniden kazandırarak burun ucuna şekil vermek amacıyla kıkırdak eklemesi yapılır. Nefes alma problemi yaşayan kişilerin burun ucu ameliyatı esnasında bu şikâyeti de giderilebilir.

Rinoplasti sonrasında kişiler çoğunlukla burun ucu düşmesi endişesi taşırlar. Ancak son yıllarda gelişen cerrahi teknikler sayesinde, işlemler minimal bir yaklaşımla gerçekleştirilirken burun desteği güçlendirilebilmektedir.

Operasyon Sonrası

Burun estetiği ertesinde, genel olarak hastanede kalmaya ihtiyaç olmaz. Bununla birlikte konu hakkında esas karar doktor tarafından verilecektir.

Ameliyattan sonraki ilk 24 saatte şişlik ve ağrı oluşumu görülebilir. Bu şikayetlerin giderilmesi için doktor gerekli ilaçları verilecektir.

Bunun haricinde ilk birkaç gün burundan az miktarda kanlı sızıntı gelmesi normaldir. Kanamayı ve şişmeyi en aza indirmek için kafanın her daim dik tutulması gerekir. Bununla birlikte, kanamayı kontrol altında tutabilmek için yerleştirilen tamponlar 1-2 gün içerisinde çıkarılmakta ve burna son şeklini veren burun ateli takılmaktadır. Bir hafta içinde bu atel çıkarılmakta; dikişler alınmaktadır.

Ameliyattan sonra burun ve göz çevresinde morluk oluşabilir. Bu oldukça doğal bir durumdur ve endişe gerektirmez. Şişlik ve morluk gibi belirtiler 2 haftalık bir süre içinde tamamen ortadan kalkacaktır. Bu süreçte soğuk uygulama yapılabilir.

Operasyon sonrasında iyileşme sürecini hızlandırmak için yapılabilecekler şöyledir:

  • Burun, her türlü darbeden korunmalı,
  • Orta ve ağır düzey spor aktivitelerden uzak durulmalı,
  • Duş alırken dikkatli olunmalı,
  • Sümkürülmemeli; burun silinmemeli,
  • Gülümsemek ve kahkaha atmak gibi yüz kaslarının aşırı çalışmasına neden olacak hareketler yapılmamalı,
  • Üst dudağın hareketi kısıtlanarak dişler nazikçe fırçalanmalı,
  • En az 4 hafta boyunca gözlük kullanılmamalı,
  • Güneşe maruz kalınmamalı; dışarı çıkarken en az SPF30 dereceli güneş kremi kullanılmalı,
  • Sigara ve alkolden doktorun belirlediği süre boyunca uzak durulmalı,
  • Tişört ve kazak gibi kafadan geçirilen kıyafetler giyilmemelidir.

Ameliyatsız burun estetiği herkes için uygun olan bir işlem değildir. Burnuyla ilgili boyut sorunları yaşayanların problemleri bu yöntemle düzeltilemez.

İşlem için uygun olan adaylar ise şöyledir:

  • Boyutla ilgili bir düzeltmeye ihtiyaç duymayan kişiler,
  • Hafif kalkık bir burun isteyen kişiler,
  • Burnunda küçük kırışıklıklar, hafif çıkıntılar veya boşluk bulunanlar,
  • Asimetrik burun deliklerine sahip olanlar,
  • Küçük bir burun kemerine sahip olanlar,
  • Az miktarda burun ucu düşüklüğü olanlar,
  • Profil görüntüsünden şikayetçi olanlar,
  • Başarısız burun ameliyatı sonrası düzeltmelere ihtiyaç duyanlar,
  • Burun estetiği ameliyatı öncesinde deneme yapmak isteyenlerdir.

Pek çok estetik operasyon gibi burun estetiği de bazı riskler taşımaktadır:

  • Kanama,
  • Enfeksiyon,
  • Anesteziye bağlı komplikasyonlar.

Operasyona özgü diğer riskler:

  • Burundan nefes almada zorlanma,
  • Burun çevresinde kalıcı hissizlik,
  • Eşit olmayan burun görünümü,
  • Ağrı – acı,
  • Deride renk değişimi,
  • Burunda şişkinlik,
  • Ameliyat izi,
  • Alerjik reaksiyon,
  • Septumda çukur oluşması,
  • İkincil bir ameliyata ihtiyaç duyulması.

Elbette ki bu riskler doğru bir doktor ve klinik seçimi ile ortadan kaldırılabilir.

Ameliyatsız burun estetiği, burundaki sorunları kısa sürede ortadan kaldıran, cerrahi operasyon sınıfında yer almayan medikal dolgu uygulamalarıdır. Genel anestezi gerektirmeyen ve hemen sonuç alınabilen ameliyatsız burun estetiğinde kullanılan dolguların ömrü genellikle 6 ay ile 2 yıl arasında değişim göstermektedir. İşlemler tekrarlandıkça dolgunun kalıcılık süresi de artmaktadır.

Ameliyatsız burun estetiği hyalüronik asit ya da dermal dolgu malzemelerinin ince uçlu kanüller yardımıyla cilde enjekte edilmesi ile yapılır.

Kesisiz bir işlem olan ameliyatsız burun estetiği acısızdır ve ortalama 15 dakika sürer. Burnunda ciddi bir değişim istemeyen kişilere ufak dokunuşlarla yeni bir görünüm kazandırılmasını sağlar. Risksiz olan bu işlem sonrası morluk ve ödem oluşmaz. Kişi işlemden hemen sonra hayatına kaldığı yerden devam edebilir.

Ameliyatsız burun estetiği herkes için uygun olan bir işlem değildir. Burnuyla ilgili boyut sorunları yaşayanların problemleri bu yöntemle düzeltilemez.

İşlem için uygun olan adaylar ise şöyledir:

  • Boyutla ilgili bir düzeltmeye ihtiyaç duymayan kişiler,
  • Hafif kalkık bir burun isteyen kişiler,
  • Burnunda küçük kırışıklıklar, hafif çıkıntılar veya boşluk bulunanlar,
  • Asimetrik burun deliklerine sahip olanlar,
  • Küçük bir burun kemerine sahip olanlar,
  • Az miktarda burun ucu düşüklüğü olanlar,
  • Profil görüntüsünden şikayetçi olanlar,
  • Başarısız burun ameliyatı sonrası düzeltmelere ihtiyaç duyanlar,
  • Burun estetiği ameliyatı öncesinde deneme yapmak isteyenlerdir.

Pek çok estetik operasyon gibi burun estetiği de bazı riskler taşımaktadır:

  • Kanama,
  • Enfeksiyon,
  • Anesteziye bağlı komplikasyonlar.

Operasyona özgü diğer riskler:

  • Burundan nefes almada zorlanma,
  • Burun çevresinde kalıcı hissizlik,
  • Eşit olmayan burun görünümü,
  • Ağrı – acı,
  • Deride renk değişimi,
  • Burunda şişkinlik,
  • Ameliyat izi,
  • Alerjik reaksiyon,
  • Septumda çukur oluşması,
  • İkincil bir ameliyata ihtiyaç duyulması.

Elbette ki bu riskler doğru bir doktor ve klinik seçimi ile ortadan kaldırılabilir.

Ameliyatsız burun estetiği, burundaki sorunları kısa sürede ortadan kaldıran, cerrahi operasyon sınıfında yer almayan medikal dolgu uygulamalarıdır. Genel anestezi gerektirmeyen ve hemen sonuç alınabilen ameliyatsız burun estetiğinde kullanılan dolguların ömrü genellikle 6 ay ile 2 yıl arasında değişim göstermektedir. İşlemler tekrarlandıkça dolgunun kalıcılık süresi de artmaktadır.

Ameliyatsız burun estetiği hyalüronik asit ya da dermal dolgu malzemelerinin ince uçlu kanüller yardımıyla cilde enjekte edilmesi ile yapılır.

Kesisiz bir işlem olan ameliyatsız burun estetiği acısızdır ve ortalama 15 dakika sürer. Burnunda ciddi bir değişim istemeyen kişilere ufak dokunuşlarla yeni bir görünüm kazandırılmasını sağlar. Risksiz olan bu işlem sonrası morluk ve ödem oluşmaz. Kişi işlemden hemen sonra hayatına kaldığı yerden devam edebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tüm estetik uygulamalarda olduğu gibi bu işlem için de hastanın kemik ve doku yapısının oturduğu 18 - 20 yaş beklenmelidir.
Ameliyat sonrası belirgin bir ağrı olmaz, genellikle bu süreç problemsiz geçer. Özellikle tampon uygulaması yapılmamış ise konforlu bir iyileşme süreci yaşamak mümkündür.
Ameliyattan sonraki ilk 7 gün ağrılar, şişlikler ve morluklarla geçen zorlu bir süreçtir. Masa başı bir işle meşgul olan pek çok kişi için bir haftalık izin genellikle yeterli olur. Fiziksel aktivite gerektiren, emeğe dayalı bir işte çalışanların 2 veya 3 hafta izin almaları gereklidir.
Operasyondan sonra gözlük ve güneş gözlüğü takmak, spor yapmak yasaktır. Eğer gerekli koruma önlemlerini alınabilecekse her mevsim ameliyat için uygundur.
Operasyondan yaklaşık 3 - 4 gün sonra seyahat edilebilir. Fakat bu süreçte ameliyatlı bölgeyi her türlü darbeden korumak ve bakımına dikkat etmek gerekir.
Rinoplasti, kişinin istek ve beklentilerine göre değişen ve farklı tekniklerle uygulanabilen bir ameliyattır. Bu nedenle burun estetiği fiyatı değişkenlik gösterebilmektedir.
Operasyon sonrasında şişlik, morluk ve ödem oluşur. Tüm bunları en aza indirmek ve kırılan burun kemiğini sabit tutabilmek için bandaj uygulaması yapılabilir.
Ameliyat sonrası sonuca en yakın görünüm 6. aydan sonra elde edilir. En net görünüme ulaşmak ise yaklaşık 1 yıl sürebilir.
Operasyon hem genel hem de lokal anestezi altında yapılabilir. Fakat genel anestezi hem hasta hem de doktor için daha konforludur.
Doğru bir doktor ve klinik seçimi yapılmış, beklentiler açıkça dile getirilmiş ise burun estetiği ile tek seferde arzu edilen görünüme ulaşılabilir.

İlgili Operasyonlar

Yorum Yap